Figen Genco

E-mail Figen
215-550-3727

Meet Figen

EFT ile organize olmanın 9 Fazı

Yazan: Figen Genco
Tercume Eden: Mustafa Yesil
Herkese merhaba,
Figen Genco kişisel organizasyon alanında uzman biri, ve bu hususta EFT’nin kullanımına dair tavsiye ve ipuçlarını bizimle paylaşıyor.
Sevgiler, Gary
Faz 1: Gelen karmaşayı EFT’yi kullanarak durdurmak
Faz 2: Alışkanlıklarınızı gözlemlemek
Faz 3: Gereksiz olanları elimine etmek
Faz 4: İşleri erteleyip durmaktan vazgeçmek
Faz 5: Fonksiyonel bir sistem oluşturmak
Faz 6: Evrak yönetimini anlamak
Faz 7: Eski karmaşadan kurtulmak
Faz 8: Zaman yönetimi becerileri üzerinde çalışmak
Faz 9: Düzeni sağlamak

Figen Genco, BA tarafından yazılmıştır.

Faz 1: Gelen karmaşayı EFT’yi kullanarak durdurmak
Sevgili Gary,
"Karmaşadan kurtulmak ve hayatınızı organize etmek için EFT’yi kullanmak" konusundaki makalem "EFT Insights" e-bülteninizde yayınlandığı gün duyuru listeme abone olan e-mail adreslerinin sayısı birkaç saat içinde on katına çıktı. Dünyanın her tarafından bana teşekkür eden ve yeni yazılarımı beklediklerini belirten e-mail’ler ve telefonlar aldım. Bu çağrılara cevaben, e-bülteninizde yayınlanmak üzere "EFT’yi kullanarak organize olmanın 9 fazı" başlıklı bir seri makaleyi kaleme alıyorum. Makalenin giriş kısmı ve ilk faz aşağıdadır.
Karmaşayı enerji toksinleri listenize eklemeyi düşünebilirsiniz. Fiziksel ve duygusal sağlığımız üzerindeki ispatlanmış negatif etkilerinin yanısıra, sadece "karmaşa" kelimesi bile tek başına enerji seviyelerimizi düşürebilir.

EFT’yi kullanarak organize olmanın 9 Fazı – Giriş
Winston Churcill "Bizler binalarımızı şekillendiririz, ve daha sonra binalarımız bizi şekillendirir" demiştir. İçinde yaşadığımız çevrenin düşünüşümüz, davranışlarımız ve sağlığımız üzerinde etkileri mevcuttur. Kaotik bir çevre fiziksel ve duygusal durumumuz üzerinde olumsuz etkiye sahiptir.
Tıpkı negatif insanlarla yaşamanın tekrarlayan EFT uygulamaları gerektirdiği gibi, insanların eşyalarının onlara "bağırdığı" düşman bir çevre içinde yaşamak da performans kaybı ile sonuçlanan negatif duyguları ve davranışları tetikler. Buckminster Fuller şöyle demiştir: "Çevrenizde reform yapın, insanları değiştirmeyi bırakın. Çevre doğru olduğu takdirde insanlar kendiliklerinden değişecektir." İçlerinde bulundukları çevre duygusal ve fiziksel açıdan geliştirici olduğu takdirde insanların davranışları değişecek ve kendilerinin de pozitif enerji verici, geliştirici olabilmeleri için yollar arayacaklardır.
Dengeli ve harmoni içindeki ortamlarda insanlar çok daha mutlu, verimli ve üretkendirler. Daha kolay anlar ve daha hızlı öğrenirler. Olayların kendi kontrolleri altında olduğunu hissederler. Hayattan, kendilerinden ve her ne yapıyorlarsa yapsınlar yaptıkları işlerden zevk alırlar. Diğer taraftan organize olmamış, karmaşa içindeki çevrelerde yaşayan insanlar kendilerini kaybolmuş, asabî, tatminsiz/tatmin olamamış, hayal kırıklığına uğramış, bunalmış ve mutsuz hissederler. Daha kolay hastalanırlar ve iyileşmeleri daha uzun sürer.
Hiç karmaşanın olmadığı ya da mümkün olduğu kadar az olduğu hoşa giden, rahatlatıcı, düzenli ve geliştirici bir ortamda insanlar iyileşme süreçlerine daha iyi cevap verirler. Böyle bir ortamda farklı ihtimallere daha açık olurlar, daha hızlı iyileşir ve öyle kalırlar. (Çoğu insan evden uzakta, bir otel odasında daha iyi uyuduklarını belirtmektedirler. Bunun sebebi insanların yatak odalarında bulundurdukları eşyaların otel odalarında bulunmayışıdır!)
EFT ile organize olmak her biri iki adımda gerçekleştirilen dokuz fazdan oluşur.
a) EFT sayesinde zihni ve vücudu yapılması hedeflenen iş için hazır hale getirmek, ve b) Fiziksel olarak o işi yapmak
Bu makale serisinde her fazın ilk adımı için talimatlar vereceğim. İkinci adım için gereken bilgi ve açıklamalar piyasadaki bir çok organizasyon kitabında bulunabilir. Şu anda her iki adım için de gereken talimatları içeren bir kitap yazmaktayım.
Dokuz faz
1. Gelen karmaşayı EFT’yi kullanarak durdurmak
2. Alışkanlıklarınızı gözlemlemek
3. Gereksiz olanları elimine etmek
4. İşleri ertelemeyi engellemek
5. Fonksiyonel bir sistem oluşturmak
6. Evrak yönetimini anlamak
7. Eski karmaşadan kurtulmak
8. Zaman yönetimi becerileri üzerinde çalışmak
9. Düzeni sağlamak
Fazların sırası kişiden kişiye değişebilmekte ve adımlar kesişebilmekte yahut çakışabilmektedir. Yukarıdaki sırayı gözetmek çoğu hedef için işe yarayacaktır.

EFT ile organize olun serisi – Faz 1: Karmaşayı EFT ile durdurun
Çoğu organizasyon kitabı organize olmanın ilk adımı olarak karmaşadan kurtulmayı tavsiye eder. Bu çoğunlukla yıllar boyunca birikmiş olan karmaşayla uğraşmak manasına gelir. Halbuki, her gün sürekli olarak gelen evrak, cisimler, olaylar vb. veriler yüzünden çoğu insan bırakın eskiden kalma birikmiş karmaşaya konsantre olmayı, gelen günlük veri ile bile başa çıkamamaktadır.
Bazı kişiler herhangi bir sistem yaratmadan büyük "temizlik"leri periyodik aralıklarla gerçekleştirmektedir. Diğerleri, üstlerindeki zaman baskısı yüzünden bunalmış bir halde, önlerine her ne gelirse gelsin onun ilk öncelikleri olduğu hissine kapılmaktadırlar. Her iki davranışın sonucu da hedefteki görev hakkında mağlubiyet ve ümitsizlik hissidir.
Eğer insanlar ilk önce an be an üstlerine gelen iş yükünü azaltmaya çalışırlarsa anında rahatlayacak ve tatmin olacaklardır. Bu, yıllardır biriken eski "çöp"lerle uğraşmak için gerekli olan cesareti ve motivasyonu da sağlayacaktır.
"Karmaşayı durdurun" fazı çöp postaları, dergi ve katalog aboneliklerini azaltmak ya da bunlara son vermek; ilgileninen, katılınan olay ve organizasyonların sayısını sınırlamak ve gereksiz alışverişten kaçınmak gibi çeşitli hareketleri kapsar.
Bu fazda üç temel aşama mevcuttur. Her aşama için uygun olan hazırlık ve hatırlatma cümleleri aşağıda belirtilmiştir.
A. ZAMANA dair meseleler
Karate noktasına tıklarken:
Her ne kadar organize olmaya çalışacak zamanım olmadığına inansam da...
Kendimi, organize olacak zamanı yaratamadığım için affediyor ve çok seviyorum.
Organize olacak zamanı bulamayışıma katkı sağlayan herkesi seviyor ve affediyorum.
Şu hatırlatıcı cümleleri söyleyin:
Yeterli zamanım olmadığına dair bu inancım, ya da...
Yeterli zamana sahip olmayışım...
Zamana dair diğer kalıplar – Sizin için gerçeği yansıtanları seçin
Her ne kadar organize olmak için zaman harcamaya değmeyeceğini düşünsem de...
Zamanımı (...) için harcamayı tercih ettiğim için kendimi çok seviyor ve affediyorum:

  • televizyon seyretmek
  • dergi okumak
  • alışverişe çıkmak
  • telefonda sohbet etmek
  • gezmeye çıkmak
  • Internet’te sörf yapmak
  • Organize olma projem üzerinde çalışmak yerine (...boşluğu doldurun...) yapmak

Her ne kadar zamanımı organize olmaya harcamak yerine bir şeyler yaratmak için kullanabileceğime ve organize olmanın yaratıcılığımı öldüreceğine inansam da organize olmak için yaratıcı bir yol olabileceğini görmeyi seçiyor ve işlerimi kolaylaştırabildiğim takdirde ilham geldiği zaman onu yakalayabilme imkanım olacağını, mütemadiyen kaybolmuş gibi hissetmek yerine daha çok şey yaratabileceğimi biliyorum.
B. KABİLİYETE dair meseleler
Kabiliyete dair meseleler bir çok farklı tecrübe ve hisle birlikte gelir. Bir kişi bu hususların birden fazlasına sahip olabilir/birden fazlasını hissedebilir. Aşağıdaki liste en çok bilinen hisleri içermektedir:
1. Bunalmışlık hissi
2. Belirsizlik hissi
3. Ümitsizlik hissi
4. Kaybolmuş gibi hissetmek
5. Kendini yetersiz hissetmek
6. Kontrolü kaybettiğini hissetmek
7. Başarısızlık korkusu

Bu hisleri tetikleyen tecrübeler:
1. Nereden başlayacağını bilmemek yüzünden daha başlamadan vazgeçmek
2. Proje müddetince tekrarlayan başarısız teşebbüsler
3. Aile üyelerinden, eşten, meslektaşlardan ve patrondan gelen alay ve eleştiri
4. Arzu edilen neticeleri elde edememek
5. Elde edilmiş olan neticeyi muhafaza edememek
Aşağıda Karate Noktasına tıklarken uygun hissi ve tecrübeyi dile getirerek kullanılabilecek örnek kalıplar belirtilmiştir.
HİSLER için ÖRNEK KALIPLAR

  • Her ne kadar bütün bu dergilere olan aboneliğimi iptal etmek fikri beni bunaltıyorsa da...
  • Bana edilen ricalara “HAYIR” diyemediğim için kendimi affediyor ve çok seviyorum.
  • Her ne kadar posta kutumla başa çıkabileceğimi hiç ümit etmesem de...

TECRÜBELER için ÖRNEK KALIPLAR

  • Her ne kadar BEDAVA hediyeler alabilmek için adresimi sağa sola vermekten vazgeçmeyi başaramadıysam da zamanımın güya hediye denilen o eşyalardan çok daha kıymetli olduğunun farkına varmayı seçiyorum. Bu insanların benim ne okumam, giymem ve yemem gerektiğine karar vermelerine müsaade etmekten vazgeçmeyi tercih ediyorum.
  • Standlardan ve mağazalardan sonu ıvır zıvır çekmecemde biten, hiç kullanmadığım ve enerjimle evimin hacmini harcayan BEDAVA eşyalar aldığım için kendimi affediyor ve çok seviyorum.
  • Her ne kadar posta kutumla başa çıkabileceğimi hiç ümit etmesem de...

C. KORKUYA dair meseleler
Her ne kadar bu katalog ve dergilere olan aboneliklerimi iptal etmekle ihtiyacım olabilecek bir şeyi kaçırmaktan korksam da...
Her ne kadar (...)’a HAYIR dersem insanların beni yargılayacaklarından korksam da

  • bazı gönüllü çalışmalar
  • bağışlar
  • yardım talepleri
  • çeşitli davetler
  • (...boşluğu doldurun...) Sırf modadan geri kalmamak ya da havalı görünmek uğruna ihtiyacım olmayan ve umursamadığım bütün bu kıyafetleri almaktan vazgeçmeyi beceremediğim için kendimi affediyor ve çok seviyorum.

Check-Up:
Gün boyunca işlerinizin akışına başka nelerin mani olduğunu iki hafta süresince kontrol edin. Her gün tekrarlayan olayları fark etmek arada sırada olanları gözlemlemeye nazaran daha kolaydır. İki hafta ne olup ne bittiğini anlayabilmeniz için kâfi gelecektir. Yerel ve millî çekildiğiniz programlarınızı araştırın ve onlardan istifade edin. Mekanınıza (ev, ofis, vb.) giren her şey hakkında ihtiyatlı olun.

Faz 2: Alışkanlıklarınızı Gözlemleyin
İnsanlar organize olmaya karar verdiklerinde çoğu zaman yaptıkları ilk şey alelacele kendilerine organize olmada yardımcı olacaklarını düşündükleri ürünleri satın almaktır. Bu ürünlerin sonu da eşya yığınlarının altında kaybolmak ve karmaşanın bir parçası haline gelmektir. Bunun sebebi "organize olmak" kavramının mekanlardan ziyade insanlarla alakalı olmasıdır.
"Organize olmak" kavramı insanların alışkanlıkları, hayat tarzları, karakterleri, onları neyin motive ettiği ve nasıl iş gördükleri ile ilgilidir. Eğer tüm dikkat mekana verilir de onları kullanan insanlar dikkate alınmaz ise sonuç fonksiyonellikten uzak bir estetik olacaktır. Bu da organizasyonu daha iyi bildiğini düşünen birinin ortaya koyduğu sistemin diğerleri için tam bir kafa karışıklığı yaratmasının sebebidir.
Aşağıda akraba ve tanıdıklarınızın sözleri ve davranışları yüzünden oluşan duygusal meseleler üzerinde çalışmak için örnek kalıplar mevcuttur:
Her ne kadar kocam benim tam bir pasaklı olduğumu düşünüyorsa da...
Kocamın standartlarını yakalayamadığım için kendimi affediyor ve çok seviyorum.
Dağınıklığıma katkıda bulunmuş olan ve halen bulunmakta olan herkesi affediyor ve çok seviyorum.
Her ne kadar karım, çalışma masası benimkinden daha düzenli olduğu için benden daha iyi olduğunu düşünüyorsa da...
Her ne kadar çocuklarım benim tam bir pasaklı olduğumu düşünüyor ve ben öldükten sonra bütün bu karmaşa ile uğraşmak zorunda kalacak olsalar da kendimi biriktirdiğim bütün bu eşyalar için kendimi affetme ihtimaline açığım.
Her ne kadar çalışma arkadaşlarımın masalarının bu kadar düzenli olduğunu ve göze hoş göründüğünü gördüğümde suçluluk hissetsem de kendim hakkında iyi ve güzel düşünmeye açığım.
Ve yelpazenin diğer ucu için bir kaç cümle daha...
Her ne kadar karım benim titizlik hastası olduğumu düşünüyor olsa da...
Takıntılı olduğum için kendimi affediyor ve çok seviyorum.
Organize olmaya başlamadan önce işlerinizi nasıl hallettiğinizi anlamanız gerekir. Bilinçli bir gözlem safhası; çökmeyecek, kolayca oturtulabilecek ve devam ettirilebilecek bir sistem yaratabilmek ve çözümler bulabilmek için elzemdir. Kendi çalışmalarımda danışanlarıma onlar için bir sistem yaratırken bir çok soru sorarım. Benimle birlikte çalışır; gözlemler, dinler ve anlamaya çalışırlar. Ben de onlara içlerinden birini seçebilecekleri değişik alternatifler sunarım.
Mekanınızı inceleyin:

  • Eşyalarınız için "evleriniz" var mı?
  • Bir sürü evsiz eşya ve evrak sağda solda dolanıyor mu?
  • Başka eşyaların "evlerinde" duran başıboş eşyalar var mı?

Kendinizi gözlemleyin ve işlerinizi nasıl yaptığınızın farkına varın:

  • Mükemmeliyetçi misiniz?
  • İşlerinizi hep ertesi güne mi bırakıyorsunuz?
  • Koyduğunuz kurallara riayet ediyor musunuz?
  • Aldığınız eşyaları tekrar yerlerine koyuyor musunuz?
  • Hiç düşünmeden alışveriş yaptığınız oluyor mu?
  • İnsanları değiştirmek yerine mekanları ve kuralları değiştirmeye çalışıyor musunuz?

Bu sorulara vereceğiniz cevaplar yaratacağınız sistem için size kılavuzluk edecektir.
İlk Faz için Hazırlık Cümleleri        
Her ne kadar her şeyi mükemmel bir biçimde yapmak istiyor ve bunu yapacak zamanı bulamıyor; daha sonra da hiçbir şey yapmamayı tercih ediyorsam da, kendimi tamamen affetme ihtimaline açığım. Belki de Ernst Fischer’ın şu sözünü hatırlamam gerekiyor: "Makinalar git gide daha verimli ve mükemmel hale geldikçe kusurluluğun insanın en yüce vasıflarından olduğu anlaşılacaktır."
Her ne kadar yaratacağım sistemin çalışmayacağından ve tekrar başarısız olacağından korksam da kendimi sevmeyi tercih ediyorum. Hem Edison da bir ampül icad edebilmek için doğru yolu buluncaya kadar onbini aşkın deney yapmıştı.
Klasörleri klasör dolabının içine değil de üstüne koyacak olsam bile kendimi olduğum gibi kabul edeceğim. Ofisim mükemmel görünmeden de işlerimi halletmenin bir yolunu her halükârda bulabilirim.
Her ne kadar ne zaman evime girsem cekedimi elbise dolabına asmak yerine kanepenin üstüne fırlatsam da kendimi affediyorum. Eğer önce elbise dolabını temizleyip düzenler ve giydiğim ceketleri koymak için yer açabilirsem dolabı açıp ceketimi askıya asmak için daha istekli olabilirim.

Her ne kadar eşyalarımı nasıl organize edeceğime dair en ufak bir fikrim olmasa da, pes etmek yerine kendime karşı açık ve dürüst olmayı, öğrenmeyi tercih ediyorum. Eğer kendimi gözlemler ve alışkanlıklarımı öğrenirsem belki yaratıcılığımı kullanıp parlak fikirler bulabilirim.

Faz 3: Lüzumsuzları Elimine Edin
Lüzumsuzları elimine etmek dört başlıktan müteşekkildir:

  • Lüzumsuz  davranışları elimine etmek
  • Lüzumsuz eşyaları elimine etmek
  • Lüzumsuz insanları elimine etmek
  • Lüzumsuz olayları elimine etmek

Dikkatlice düşünerek ve kararlılıkla hareket ederek, EFT’nin de yardımıyla bir sürü zamanı ve hacmi kurtarabilir, hayatınızda huzur ve mutluluğa kavuşabilirsiniz.
1. Lüzumsuz davranışları elimine etmek
Biftek pişirmekle ilgili bir hikâye vardır. Anne mutfakta biftek pişirmekle meşguldur ve oğlu da onu seyretmektedir. Genç adam annesinin bifteği tavaya koymadan önce her iki ucunu da kestiğini görür ve sorar: “Anne, niçin bifteğin her iki ucunu da kestin?” Annesi cevap verir: “Annem hep öyle yapardı.”
Delikanlı anneannesini arar ve ona da sorar: “Anneanne, niçin bifteği pişirmeden önce kesiyorsun?” “Annem hep öyle yapardı.” Bunun üzerine genç çocuk büyükanneannesini arar: “Büyükanneanne, niçin her zaman bifteği tavaya koymadan önce iki ucunu da kesiyorsun?” Büyükanneanne cevap verir: “Çünkü biftek tavaya sığmıyor da ondan.”
İşlerinizi yaparken sırf doğru yol olduğunu zannettiğiniz için kaç tane lüzumsuz adım atıyorsunuz?
Aşağıdaki cümlelerle tıklayın:
Her ne kadar annem, babam, vs. Bana böyle anlattığı/öğrettiği/gösterdiği için (boşluğu doldurun) yapsam da farklı yollar denemeyi hiç düşünmedim.
Her ne kadar geçerliliğini hiç tartışmadan benim yöntemimin bunu yapmak için doğru yol olduğunu iddia ettiysem, ve bu zaman zaman eşimle/sevgilimle aramızda münakaşalara sebep olduysa da yeni yol, yöntem ve ihtimallere açık olmadığım için kendimi affediyor ve çok seviyorum.
2. Lüzumsuz eşyaları elimine etmek
Lüzumsuz eşyalar başlığı iki kategoriye ayrılmaktadır. İlk kategori yıllar öncesinden kalma eski karmaşadır. Bu eşyalar çoğunlukla tavan arasında, bodrumda, garajda ve depolarda yığılı durmaktadır. Bu karmaşa çeşidi ile başa çıkmak çok zor ve herkes için ortak bir meseledir. Bu sebeple bu kategoriyi makale serimizin 7. fazında açıklayacağız.
İkinci kategoride ise aktif olarak kullandığımız mekanları işgal eden ve artık hayatımızda herhangi bir değeri yahut fonksiyonu kalmamış eşyalar bulunmaktadır. Bunlar etrafta yeteri kadar dolandıklarında "eski karmaşa" olurlar. İlk taşınma esnasında kutulara konur ve müteakip taşınmalarda asla bu kutuların içinden çıkmazlar. Evimizi işgal eder, tozlanır, daha fazlasını koyabilmek için onları her taşıyışımızda zaman ve enerjimizi israf ederler!
Aşağıdaki cümlelerle tıklayın:
Her ne kadar geçen ay gittiğim marangozluk kursundan kalan malzemeleri bir daha hiç kullanmayacağımı bilsem de onları atmaya kıyamıyorum.
Bu malzemeler ve kurs için o kadar para harcadım, şimdi onları atarsam kendimi suçlu hissedeceğim.
Belki de aynı hobiyle ilgilenen birisini bulur ve malzemeleri ona verirsem kendimi o kadar da kötü hissetmem. Böylece yeni hobim için odamda daha fazla yer sahibi olabilirim.
3. Lüzumsuz insanları elimine etmek
Bazı insanların sanki negatif şeylerden başka söylecek sözleri yoktur. Kimin yahut neyin hakkında konuşurlarsa konuşsunlar onları dinlemek, hatta sadece aynı mekanda bulunmak bile -ayaklarınız yere çok sağlam basmadığı müddetçe- enerji seviyenizi aşağıya çekecektir.
Gittiklerinde, kendinizi depresif, daha az üretken ve üzgün hissetmeniz mümkündür. En iyisi bu tip insanları hayatınızdan çıkarmak, ya da çıkaramıyorsanız bile en azından onlarla bir araya gelmekten mümkün olduğu kadar kaçınmaktır. Hem Feng Shui geleneklerine göre yer açmak demek hayatınızda olmasını istediğiniz yeni şeylere edebî ve sembolik olarak yer açmak demektir. Yani ihtiyacınız olan insanların hayatınızdan çıkıp gitmesine müsaade ederek istediğiniz tipteki insanları hayatınıza dahil edebilirsiniz.
Aşağıdaki cümlelerle tıklayın:
Her ne kadar arkadaşım (...)’in başkaları hakkında yaptığı dedikoduları dinlemekten bıktıysam da...
Artık arkadaşım (...)’ı ziyaret etmek ve onunla takılmak istemediğim için kendimi affediyor ve çok seviyorum.
Ne zaman beraber dışarı çıksak sanki tüm enerjim tükeniyor, çekilip alınıyormuş gibi hissediyorum. (...) hakkında şikayet edip duruyor ve bundan bıktım artık.
(...)’in nezaketimi suistimal etmesine ve benden devamlı ona iyilik yapmamı istemesine müsaade ettiğim için kendimi affediyor ve çok seviyorum. Diğer arkadaşlarım onun beni kullandığını söylüyorlar fakat ben bir türlü ona “Hayır” diyemiyorum. Kendimi olduğum gibi kabul ediyorum.
Eğer aynanın önünde ona “Hayır” demeyi çalışırsam belki bu meseleyi nazik bir şekilde halledebilirim.
4. Lüzumsuz olayları ve faaliyetleri elimine etmek
Bazen insanlar farklı beklentilerle bir olaya veya faaliyete katılırlar ama bahis konusu olay/faaliyet oldukça faydasız ve boş çıkar.
Aşağıdaki cümlelerle tıklayın:
Her ne kadar bu komitede görev almak bana başağrısı ve zaman israfından başka hiçbir şey vermediyse de yine de bırakıp gidemiyorum. Her ne olursa olsun kendimi affetmeyi tercih ediyorum. Belki de sadece, gittiğim takdirde insanların arkamdan nasıl düşüneceklerinden korkuyorum.
Diğerlerinin hakkımda varacakları yargıdan duyduğum korku üzerine tıklayacak, komiteden ayrılacak ve zamanımı daha iyi değerlendirebileceğim bir şeyler yapacağım.
Başlangıçta hevesle giriştiğim bu gönüllü çalışmadan ayrılamadığım için kendimi affediyor ve çok seviyorum. İşler başlangıçta anlattıkları gibi yürümüyor ve bu işe olan inancımı kaybettim.
Şimdi ayrılmak istediğimi söylemeye utanıyorum. Her ne olursa olsun kendimi olduğum gibi kabul ediyorum.
Her ne kadar çocuklarımı komşu çocuklarının katıldığı her faaliyete götürmek zorunda olduğumu düşünüyorsam da onları her yere arabayla bırakmak zorunda kaldığımı, çocukların şikayet ettiğini ve başka bir şey yapmaya zamanımın kalmadığını biliyorum. Kendimi olduğum gibi kabul ediyorum.
Belki de çocukların çocuk olmalarına müsaade etmeli ve değişim için hiçbir şey yapmamalıyım. Ben rahatlarsam onlar da rahatlayacaklardır.

Faz 4: İşleri erteleyip durmaktan vazgeçin
“Ne zaman spor yapmak istesem bu his geçene kadar uzanıyorum!” (Anonim)
İngilizce’de “procrastination” kelimesi Latince “procrastinatus” kelimesinden gelir: pro (İletmek, sevketmek) ve crastinatus (yarına dair). Haliyle, kelime yarına ertelemek manasına gelmektedir. Bir lokantada şöyle bir yazı görmüştüm: “Yarın bedava bira günüdür”. Elbette yarın lokantaya tekrar gittiğinizde hala yarın yazacak! Çoğu insan için de “Yarın yaparım!” dediklerinde aynı kural geçerlidir. Eğer bir işi gerçekten yapmak istiyorsanız onu yapacağınız hakiki bir tarih tespit edersiniz.
Bir işi yarına bırakıp durmak çoğu zaman mükemmeliyetçilikle ilişkilendirilir. Her ne sebeple olursa olsun, bir insan işini erteleyip durduğunda asabiyet, stres, suçluluk hisseder. Bazen de başağrıları ve uykusuzluk gibi fiziksel semptomlar da görülebilir.
İşleri devamlı ertelemek üretkenlik kaybına, gerilime ve hatta krizlere, kendine veya başkalarına karşı hissedilen hayal kırıklığına yol açar. İşleri ertelemek bir raddeye kadar normal sayılsa da kronik ertelemeler su yüzüne çıkmamış duygusal, psikolojik veya fizyolojik rahatsızlıkların işareti olabilir.
İşleri erteleyip durmanın asıl sebepleri üç kategori altında incelenmektedir:

  • Çevresel/Dışsal: Organizasyon eksikliği, karman çorman mekanlar, daima kusur bulan ve dırdır eden insanlar
  • Duygusal/İçsel: Bunalmışlık hissi, kararsızlık, mükemmeliyetçilik
  • Fiziksel ve Ruhsal Hastalıklar: OCD, ADD, depresyon

Son madde olan Fiziksel ve Ruhsal Hastalıkları, EFT eğitimini ve enerji psikolojisini göz önüne alarak “Duygusal Sebepler” kategorisi altında inceleyebiliriz. Bu meselelerin büyük çoğunluğunun vücudun enerji sistemindeki dengesizliklerden kaynaklandığına inanıyoruz.
Aşağıda hem kendiniz hem de danışanlarınız için kullanabileceğiniz bazı hazırlık cümleleri bulunmaktadır.
Aşağıdaki cümlelerle tıklayın:
Her ne kadar yıllık raporu yazma işini erteleyip duruyorsam da...
Rapora başlamak bile istemediğim için kendimi affediyor ve çok seviyorum. Belki müdürümün raporu nasıl istediğini daha iyi öğrenebilirsem işe başlayacak gücü kendimde bulabilirim.
Zannedersem rapora başlamayışımın sebebi hata yapmaktan ve işe en baştan başlamaktan korkmam.
Her ne kadar bodrumu derleyip toplamayı bir süredir ertelesem de...
Belki de bir süre önce rahmetli olan anne ve babamdan kalan o kutularla yüzleşmek istemiyorum. Erteleyip durmamın sebebi işin fiziksel kısmı değil. Hatıralarla dolu olan o kutuları açmak fikri beni bunaltıyor. Kutularda ne olduğuna dair en ufak bir fikrim bile yok. Her ne olursa olsun kendimi çok seviyorum.
Yatak odamdaki dolapta duran torbalar dolusu fotoğrafı organize etmediğim için kendimi affediyor ve çok seviyorum. Bir sürü fotoğraf, negatif, CD ve tebrik kartı var. Onları ne yapacağımı bilmiyorum.
Onları dolapta tutmaya devam etsem iyi olacak. Belki bir kısmını alıp üzeri tarihlenmiş bir kutuya koyabilirsem hepsini sıraya dizip albümlere yerleştirmeyi becerebilirim.
Bu kadar çok fotoğrafım olduğu ve hala da çekmeye devam ettiğim için kendimi bunalmış hissediyorum. Bunun için kendimi affediyor ve çok seviyorum.
Eğer işleri ertelemenize sebep olan şeyleri gözlemleyip onların farkına varabilirseniz EFT ile tıklanması gerekenleri hedeflemek kolay olacaktır. Diğer taraftan, kendinizin, veya danışanınızın işleri ertelemesinin sebebini BİLMESENİZ bile yine de EFT’yi meselenin tıkadığı, tıkandığı noktaları çözmek ve asıl sebebi bulmak için başarıyla kullanabilirsiniz.
Örnekler:
1. Duygusal Sebepler
Her ne kadar bu telefon görüşmesini niçin erteleyip durduğumu bilmesem de...
- Telefon görüşmesinin neticesinden korktuğunuzun farkına varabilirsiniz.
- Telefona cevap verecek kişiden hoşlanmadığınızın farkına varabilirsiniz.
- Telefona cevap verecek kişinin çok konuştuğunun farkına varabilirsiniz.
Meselenin çekirdeğinde yatan sebebi bulduğunuzda bir çözüm bulmak veya bir taktik geliştirmek çok daha kolay olacaktır. Ayrıca, erteleyip durma alışkanlığınız ile ilgili duygular ve tıkanmalar varsa EFT bunların giderilmesinde mucizeler yaratacaktır!
2. Fiziksel Sebepler
Her ne kadar çamaşır yıkamayı erteleyip dursam da çözümün bana gelmesine açığım.
Sizi çamaşır yıkamaktan alıkoyanın ÇAMAŞIR YIKAMANIN KENDİSİ değil de çamaşır odasının hali olduğunun farkına arabilirsiniz. Çamaşır odanızı düzenlediğinizde, birkaç neşeli poster astığınızda, ya da size enerji veren bitkileri odaya koyduğunuzda kendinizi seve seve çamaşır yıkarken bulabilirsiniz!

Faz 5: Fonksiyonel bir sistem oluşturun
Eğer bir çocuğa odasını temiz ve düzenli tutması için devamlı bağırılıyorsa ve çocuğun tek yaptığı şey oyuncaklarını ve kıyafetlerini yatağının altına saklamak ve dolabına tıkıştırmaksa belki de bunun sebebi çocuğun odasını düzenli tutması için gereken yere ve bilgiye sahip olmamasıdır. Zihninin duvarlarına “Sen pasaklısın” yazmaktansa istenmeyen bu durumun niçin meydana geldiğini çözmeye çalışmak tavsiye edilir.
Sebep -mesela yeterli sayıda raf gibi- olması gerektiği halde eksik olan bir şey midir yoksa çocuğun çok fazla eşyası mı vardır? Dolabındaki çekmeceler devamlı sıkıştığı için mi odası düzensizdir yoksa çocuk elbiselerini katlamayı sevmiyor mudur?
Fonksiyonel bir sistem yaratmak bir insanın ihtiyaçlarını ve kendisini anlamasını gerekli kılan bir süreçtir. Bu sürecin üçte biri gözlem yapmaktan, üçte biri araç gereçten ve üçte biri de hacimden/mekandan müteşekkildir. Bir mekanı kullanan kişiyi göz önüne almadan sadece mekana ve mobilyalara odaklanılırsa netice yine karman çorman bir oda olabilir.
Mesela bir dolap sistemi sipariş edip sırf ona binlerce dolar harcadınız diye ondan mucize bekleyemezsiniz. Çoğu mobilya şirketi size mekanınıza uyan bir dolap sistemi ve hoşunuza giden aksesuarlarını satacaktır. Eğer aşağıdakileri yaptığınızı göz önüne almadan böyle bir sistem sipariş ederseniz, montajdan sonra kıyafetleriniz hala yerde, yatağın üstünde ve koşu bandının üzerinde durabilir.

  • Elbiselerinizi katlamak, fırlatmak* veya asmaktan hoşlanmak
  • Onları görmeyi mi tercih ediyorsunuz, yoksa çekmecelerde durmalarını mı?
  • Uzun/kısa, hacimli, ağır vs. kıyafetlere sahip olmak
  • Onları renk, mevsim, boy, tip veya tarzlarına göre gruplandırmaktan hoşlanmak

Hoşunuza giden, gitmeyen şeyleri ve alışkanlıklarınızı gözlemleyerek mesul olmadığınız şeyler için suçluluk duyarak yaşamaktan kurtulabilirsiniz. Mesela evinizde güzel bir dolap sisteminiz olabilir ama belki de bu sistem sizin alışkanlıklarınıza cevap verebilecek bir şekilde tasarlanmamıştır. Kıyafetlerinizi yerde gördüğünüzde ilk olarak kendinizi suçlayacaksınız. Halbuki gerçekte sistem size uygun değildir! Odanızdaki karışıklık sadece yarıya kadar açılıp dolabın geri kalanını kapatan kapak yüzünden olabilir. Neler olduğunun farkında olarak problem üzerinde konsantre olup kendinizi suçlamayı bırakabilirsiniz. Ve iç huzurunuzu sağladığınızda net ve berrak düşünüp işinize yarayan bir şeyler yaratabilirsiniz.
Sizi suçluluk duygusundan kurtaracak ve size net, berrak bir düşünce sağlayacak bazı örnek cümleler:
Her ne kadar elbiselerimi katlamaktan nefret etsem de...
Kıyafetlerimi sağa sola fırlattığım için kendimi affediyor ve çok seviyorum. Çünkü NE ZAMAN onları katlayıp güzel bir şekilde raflara yerleştirsem ve sonra da raftan bir şey alsam, raftaki tüm elbiseler düşüyor ve ben de sinirleniyorum.
Belki bu raflar benim işimi görmüyor. Belki de elbiselerimi katlamaktan hoşlanmıyorum.
*Bazı kıyafetler katlanmadan fırlatılabilir. Mesela spor eşofmanlar, ağır sweatshirt’ler gibi. Her şeyin katlanması mecburi DEĞİLDİR. Organize olmak mükemmel olmak demek DEĞİLDİR. Organize olmak demek erişilebilirlik ve fonksiyonellik demektir.

Faz 6: Evrak yönetimini anlayın
Evrak yönetimi bugün insanların yüzyüze kaldıkları en büyük sorunlardan biridir, hem de işlerimizi “kâğıtsız”, “elektronik” halletmemiz gereken bir çağda. İstatistiklere göre her gün neredeyse 650,000,000 sayfa çıktı alınmaktadır. Bu miktar 180 mil uzunluğundaki bir klasör çekmecesini doldurmaya yeterlidir. Ayrıca her gün 178.9 milyar faks mesajı alınıp gönderilmektedir, bu sadece son beş yılda %1500’lük bir artışı ifade eder. Peki bu kadar kâğıt nereye gitmektedir? Bu kâğıtların sonu masamızın üstünü, dolaplarımızı, çekmecelerimizi, mutfak tezgahımızı ve yemek masamızın üstünü doldurup taşırmak olmaktadır. Ve misafirleriniz geldiği zaman bütün bu kâğıtlar torbalara doldurulup lavabonun altına, kurutma makinasının içine, kilere ve bodruma tıkılmaktadır!
Kâğıtların sebep olduğu karmaşa insanların muzdarip olduğu karmaşa sorununun büyük bir parçasıdır. Aynı zamanda tüm karmaşa çeşitleri içinde en çok strese sebep olan, insanı en çok “ezen” karmaşa budur. Çünkü;

  • Çoğu insan bu kadar kâğıdı ne yapacağını bilemez.
  • Değişik yollarla yeni kâğıtlar devamlı gelmeye devam eder.
  • Her bir kâğıt parçasının okunması gerekir, böylece herhangi bir diğer karmaşaya göre düzenlenmesi çok daha fazla zaman alır.
  • Belli zamanlardan kalan hatıra niteliğindeki mektup, fotoğraf, e-mail vs.’nin derin duygusal yaraları tekrar deşmesi söz konusudur.
  • Evraklarınızı düzenlediğinizde, bir odayı düzenlediğinizde olduğu kadar büyük bir görsel memnuniyet, bir haz duymazsınız.

Başlangıç için bir kaç EFT Hazırlık Cümlesi:

  • Her ne kadar bunca kâğıdın altında boğulacak gibi hissediyorsam da bir çok insanın aynı problemden muzdarip olduklarını biliyor ve anlıyorum.
  • Her ne kadar bu kadar kâğıtla uğraşmayı hiç istemiyorsam da...
  • Her ne kadar yemek masamızı uzun zamandan beri kullanamadıysak da, kâğıt yığınlarının bu kadar büyümesine müsaade ettiğim için kendimi affetme ihtimaline açığım.
  • Her ne kadar hâlâ eski erkek arkadaşlarımdan gelen mektupları saklıyor ve onları yatak odamdaki dolapta tutuyorsam da, onlardan kurtulma ihtimaline açığım. Belki de böylece, geçmişe saplanıp kalmak yerine mevcut ilişkim/evliliğim üzerine konsantre olabilirim.
  • Her ne kadar kolay ve pratik bir dosyalama sistemini nasıl kuracağıma dair en ufak bir fikrim bile olmasa da, bu konuda diğer insanlara danışmaya, makaleler okumaya ve bir şeyler yaratmaya çalışmaya açığım. Kuracağım sistemin mükemmel olmasının şart olmadığını biliyorum. Her zaman sistemin aksayan yönlerini değiştirebileceğimin de farkındayım. Eğer kuracağım sistem işe yaramazsa bu sistemin ve alışkanlıklarımın uyuşmadığını gösterir. Bunun bir ŞAHIS olarak benimle hiçbir ilgisi olamaz.
  • Her ne kadar daha sonra ihtiyacım olabilir düşüncesi ile bazı evrakları atmaktan korkuyorsam da, nerede ne kadar ve evrağımın olduğunun ve bu evrakların içeriklerine dair en ufak bir fikrim olmadığının da bilincindeyim. Bu sebeple evraklarımı düzenli tutabileceğim bir sistem oturtana kadar kullanmadığım çoğu evrağı atabilirim.
  • Her ne kadar gazete ve mecmualardan kestiğim bütün o kupürleri atmak istemesem de artık her şeyin Internet’te olduğunun bilincindeyim. Belki de bu kadar kontrollü olmayı ve her şeyin fizikî bir kopyasını elimin altında tutma isteğimi bırakabilir ve biraz nefes alabilirim!
  • Her ne kadar mecmualarım gerçekten göze hoş görünse de ve onları atmaya kıyamasam da, günlerce aramadıktan sonra bir makaleyi bulmamın imkânsız olduğunun da bilincindeyim. Ama aynı zamanda yaratıcılığımı ve hayatımda yapmak istediğim şeyler için duyduğum arzuyu harekete geçiren bazı resimlere bakmaktan çok hoşlandığımın da farkındayım. Belki de bu resimleri kesip kendime bir “beyin fırtınası haritası” çıkarabilirim.

Fiziksel olarak neler yapabilirsiniz?

  • O size ulaşmadan önce onu durdurun! Bir şeyden kurtulmak, bir kere sizin mekânınıza girdikten sonra çok daha zordur. Sırf birisi size bir şey gönderdi diye onu kabul etmeniz gerekmez.
  • Kendi kararlarınızı kendiniz verin. Eğer hayatınıza bir katkı sağlamıyorsa kurtulun gitsin!
  • Kendiniz için işe yarayan bir sistem kurun. Kitaplar toplumun geneli için yazılır, onlardan bazı fikirler alıp kullanabilirsiniz ama kesin cevabı kitaplardan beklemeyin. Kitaptaki fikirleri ve tavsiyeleri kendinize uydurun. Organize olma araçları kadınlar için “şirin”, erkekler için de “mühim gibi görünen” olmak üzere tasarlanırlar. Her iki halde de ihtiyaçlarınıza tam olarak cevap veremeyeceklerdir. Kendi sisteminizi kendiniz yaratın ve araçları kendinize göre biçimlendirin. Kendinizi araçlara ve tekniklere uydurmaya çalışmayın.
  • Teknolojiden istifade edin. İşe yarar bir basılı evrak yönetim sistemi olmayan insanlar aynı kaosu elektronik dosyalarında da yaratırlar. Gerçekten ihtiyaç hissettiğiniz dosya ve e-mail’ler için kategoriler oluşturun. Aynı kural burada da geçerlidir: Sırf birisi size bir şey gönderdi diye onları saklamanız gerekmez.

Faz 7: Eski karmaşadan kurtulun
EFT ile çalışırken eski eşyalarla dolu olan kutuları gözden geçirmek hayatımızdaki mevcut problemlerimizin sebeplerini ortaya çıkarmak için çok hızlı ve olağanüstü bir yöntemdir. Çoğu zaman bu kutular geçmişimizle doğrudan doğruya bağlantılı şeyler ihtiva eder ve hatıralarımıza anında erişim imkanı buluruz. Böylece tek taşla iki kuş vurmuş, hem fiziksel karmaşamızdan hem de duygusal karmaşamızdan kurtulmuş oluruz.
“Eski karmaşa” çoğunlukla daha önceki taşınmalarımızdan kalan açılmamış, öylece duran kutulardadır. Ayrıca, istenmeyen veya artık ihtiyaç duyulmayan eşyalarımızı koyduğumuz ve ŞİMDİLİK bodruma, tavanarasına yahut garaja tıkıştırdığımız kutularda da bulunabilirler. Bu eşyalardan kurtulmak beraberinde çokça pişmanlık, suçluluk ve “Bunları atmalıydım/atmamalıydım” hisleri getirir. Bu sebeple bunları güzelce paketleyip yakın bir yere düzgünce kaldırmak onları çöpe atmak gibi radikal bir karar vermek ve bu kararı uygulamaktan daha kolaydır.
Feng Shui prensiplerine göre karmaşaya sebep olan eski eşyalarımızı kutulayıp kaldırmış olsak bile, onlar bizi yine de enerji boyutunda etkileyeceklerdir. Eski eşyalarına ve hatıralarına sıkı sıkıya sarılıp onları bir türlü bırakmayan insanlar geçmişte takılıp kalacak ve çoğu zaman kendilerini sıkışmış hissederek ileriye bakamayacaklardır. Çevremizde fiziksel olarak yer açmak duygusal olarak da yer açacaktır. Böylece arzulanan değişimler, insanlar ve eşyalar hayatımızda çok daha kolay bir biçimde yer bulabileceklerdir.
Seminerlerimde dinleyicilerime şöyle sorarım: Eğer hiçbir şeye sahip olmasaydınız ne yapardınız? Yüzlerine hınzır bir tebessüm yerleşir ve şöyle derler: “İstediğim her şeyi!”.
Bu eski eşyaları gözden geçirmek acı verici ve bunaltıcıdır. Halbuki, EFT’yi kullanmak endişenizi giderecek, böylece bütün hatıra, tecrübe, hadise ve insanları rahatça ve huzurlu bir şekilde hatırlayabileceksiniz. Ve eski defterleri kapatacak ve elveda diyeceksiniz. Aşağıdaki EFT cümleleri ile başlayın.

Örnek EFT cümleleri:
Her ne kadar bu kutuyu açmak fikri bile beni bunaltıyorsa da...
Her ne kadar bu eşyalara bakmak beni üzüyorsa da aslında yılın (...) zamanında niçin bu kadar üzgün olduğumu anlamama yardımcı oluyor...
Her ne kadar bunlara niçin dört elle sarıldığımı anlamasam da onları atmaktan korkuyorum... Belki bir kaç sefer daha tıklarsam artık onlara sahip olmama fikrinden daha fazla korkmam...
Her ne kadar (...) biriktirmeme izin verdiği/sebep olduğu için (...)’a çok kızgın olsam da...
Devam etmeye hazır olduğunuzu hissettiğinizde kutuları düzenlemeye çalışmaya başlayın. Endişenizin arttığını her hissettiğinizde durun ve endişenizi gidermek için tıklayın. Süreç esnasında kendi kendinizi kontrol edin ve mâzideki olaylarla ilgili olarak ortaya çıkan diğer duyguların ne olduğunu not edin. Daha sonra özel meselelerinizin köklerini iyileştirmek için uygun cümleler bulun. Ya da süreç boyunca size yardım edebilecek bir EFT uzmanına danışın.

Faz 8: Zaman yönetimi becerileri üzerinde çalışın
Çoğu zaman yönetimi sorunu doğrudan doğruya karmaşa ve organize olamamakla ilgilidir. İster işte ister evde olsun, eğer çalışan ve işe yarayan bir sisteminiz varsa zamanınızı yönetmek çok daha kolay olacaktır. Bir şeyleri aramak ve onlara erişmek için harcanan zamanın hepsi boşalacak ve verimli çalışmaya, bir şeyler üretmeye ayrılabilecektir.
Ayrıca, verimli ve rahat rahat çalıştığınızdan daha kısa zamanda daha çok iş yapacak, böylece kendinize ayırabileceğiniz vaktiniz artacaktır. Bu da sizi hem fiziksel hem de duygusal sağlığınıza faydalı, güzel ve iyi bir ruh haline sokacaktır. Üstelik zamandan (hastalıklar yüzünden boşa giden zamandan) daha da fazla tasarruf edebileceksiniz.
Zaman yönetimi hususuna baktığımızda dikkate almamız gereken bir nokta daha vardır. Zaman yönetimi esasen zamanımızı harcayan faaliyetlerin idare edilmesidir. Yani, eğer birisi spor yapmaya zaman bulamıyorsa, belki de bu o kişinin aslında spor yapmak İSTEMEDİĞİ manasına gelebilir.
İnsan, EFT ile problemin esasen zaman kısıtlarından mı yoksa duygusal tıkanmalardan mı kaynaklandığını keşfedebilir. Bu tip durumlarda faydalı bir hazırlık cümlesi “Her ne kadar spor yapmaya zamanım olmadığını iddia etsem de...” şeklinde olabilir. Böylece spor yapmayışımızla ilgili olan mazimizdeki duygusal açıdan tıkayıcı olayların farkına varabilme ihtimali doğar. Daha sonra da uygun EFT cümleleri asıl sebepleri gidermek için tatbik edilir (Bu sebepleri bulmak  için gereken dedektiflik işinin doğru yapılabilmesi için bir EFT uzmanına danışın).
Aşağıda zaman yönetiminin hem fiziksel hem de duygusal boyutu ile ilgili olan bir kısım vaka için örnek hazırlık cümleleri verilmiştir. Bu makalede yeterli yerimiz olmadığından bahsedemediğimiz ve göz önünde bulundurulması gereken daha bir çok durum mevcuttur.
Her ne kadar spor yapacak kadar zamanım olmadığını düşünsem de yine de yürüyüşe çıkabilir/köpeğimi yürüyüşe çıkarabilirim.
Her ne kadar bir gün okuyacağım düşüncesi ile bu makale, mecmua ve gazeteleri hâlâ saklasam da tek yaptıkları yığınlar halinde birikip durmak; ve öyle görünüyor ki onları okumaya asla zaman bulamayacağım.
Eğer Internet’te bulduğum bilgilerin çoğundan kurtulmayı becerebilirsem o zaman idare etmesi daha kolay ve daha gerçekçi bir “Okunacaklar” klasörüm olabilir.
Böylece klasörden bazı dosyaları seçip ne zaman bir muayenehaneye gitsem yanımda götürebilir ve doktoru beklerken muayenehanedeki dergiler yerine kendi dosyalarımı okuyabilirim.
Yapabildiğimden daha çok okumam gerektiğini düşündüğüm için kendimi affediyor ve çok seviyorum.
Her ne kadar gazeteyi her sayfasını okumadan atarsam bir şeyler kaçırabileceğimden korksam da...
Her ne kadar her zaman için kendimi masamın üstünde bitirilmesi gereken işlerle uğraşmak yerine e-mail’lerimi okurken bulsam da...
Eğer e-mail’lerimi sadece günün belli saatlerinde okursam o zaman belki de gelen yeni e-mail’ler yüzünden dikkatimin dağılmasını önleyebilirim. Bunu yapmak için günün en uygun saatlerinin hangileri olduğunu tespit edebileceğimden eminim. Bir çözüm bulduğum için kendimi çok seviyorum.
Her ne kadar insanlara meşgul olduğumu söylediğimde kabalık ettiğimi hissediyorsam da, belki de ofisimin kapısına müsait olduğum saatleri gösteren bir yazı asar ve kapıyı da kapatırsam, ben projelerin üzerinde çalışırken insanlar buna saygı gösterebilir.
Diğerlerinin çalışırken beni meşgul etmelerine müsaade ettiğim için kendimi çok seviyor ve affediyorum.
Her ne kadar diğerlerine delege etmek yerine her şeyi kendi başıma yapmaya kalksam da...
Bir işi hangi yolla olursa olsun, benimkinden başka bir yolla yapmanın yanlış olduğunu düşündüğüm için kendimi affediyor ve çok seviyorum. Böyle düşünmeme yol açmış olabilecek herkesi de affediyor ve çok seviyorum.
Eğer dünyada milyarlarca insanın yaşadığını ve her birinin işlerini kendi usüllerinde yaptıklarını dikkate alırsam, belki de delege edebileceğim işlerden bazılarını üstümden atabilir ve biraz boş zamanın tadını çıkarabilirim.

Faz 9: Düzeni sağlayın
Her şey karmaşadan kurtarıldıktan, sistematize edildikten ve bir düzene kavuştuktan sonra sisteminizin devamlılığını sağlamak için eskiyen bazı eşya ve evrakları kaldırmanız gerekecektir. Arada sırada programın biraz gerisinde kalabilirsiniz. Bu OLAĞANDIR. İyi bir sisteme sahip olduğunuz ve onu uygulamayı elden bırakmadığınız sürece eskiyen şeyleri kaldırmak çok hızlı ve kolay olacaktır.
Bununla beraber danışanlarımda gözlediğim bazı tıkanmalar, dinleyici ve okuyucularımdan gelen bazı sorular mevcuttur. Aşağıda düzeninizin devamlılığını sağlarken sık sık karşılaşabileceğiniz durumlar için örnek hazırlık cümleleri bulacaksınız. Benimle beraber tıklayın:
Her ne kadar zaman zaman mekanların zıvanadan çıkabileceğini kabul etsem de...
Bu hafta işleri oluruna bırakıp bu hale gelmelerine müsaade ettiğim için kendimi affediyor ve çok seviyorum. Hayatın devam ettiğini ve gelen yeni evrakların evim ve ofisimi düzenlemem için çalışmamı BEKLEMEDİKLERİNİ biliyorum. Her ne olursa olsun kendimi seviyorum.
Her ne kadar etrafı bir kere temizleyip organize ettikten sonra hep öyle kalacaklarını zannettiysem de işin böyle olmadığını şimdi anlıyorum. Artık tıpkı vitamin almak, yemek yemek, duş almak gibi bu işin de üzerinde HER GÜN çalışılması gereken bir iş olduğunu biliyorum. Bu işin böyle yürüdüğünü tasdik ediyor ve kendimi olduğum gibi kabul ediyorum.
Her ne kadar yapılması gereken işlerin çokluğu beni bunaltıyorsa da, eğer ailemi ve iş arkadaşlarımı da bu çalışmaya katabilirsem işte o zaman yapılması gerekenlerle daha kolay başa çıkabilirim. Belki de her zaman her şeyin kontrolüm altında olmasını istemekten vazgeçebilir ve başkalarına kendi yöntemlerimi öğretmeye çalışmaktansa bana yardım etmelerine izin verebilirim. Kendimi olduğum gibi kabul ediyorum ve onları da oldukları gibi kabul etmeye açığım.
Her ne kadar evimin kataloglardaki evler gibi görünmesine çalışıyorsam da bunların önceden düzenlenmiş evlerin fotoğrafları olduğunu ve belli bir izlenimi uyandırarak ürün ve hizmetlerin satışını arttırmayı amaçladıklarını biliyorum. Onlar gerçek değiller. Haliyle evimin öyle görünmemesi de TABİÎ. Kendimi kabul ediyor ve çok seviyorum.

Her ne kadar devamlı mecmua satın alıp onları biriktirerek ve yeni eşyalar satın alarak düzenlenmesi, organize edilmesi gereken şeylere yenilerini eklesem de mecmua aboneliklerimi ve biriktirdiğim gazete kupürlerini azaltmak fikrine açığım. Artık ihtiyacım olan hemen hemen her şeyi Internet’te bulabileceğimin de farkındayım. Ve evde Internet bağlantısı olmasa bile en yakın Internet kafeye gidebileceğimi biliyorum. Bunun üzerinde çalışmak için kendi kendime söz veriyorum. Değiştirmek istediğim alışkanlıklar üzerinde çalışabilmem için bana yardım ettiğinden ötürü KENDİMİ çok seviyorum.
Her ne kadar onunla işim bittikten sonra kullandığım eşyayı hemen o anda yerine koymayı pek istemesem de bunun işleri nasıl da karıştırdığını biliyorum. Bu yüzden daha sonra daha çok işle uğraşmak mecburiyetinde kalıyorum. Karışıklık biriktikçe iyice içinden çıkılmaz bir hal alıyor ve bunaltıcı olmaya başlıyor. Eğer bir dahaki sefere kendimi kullandığım eşyaları yerlerinde kolayca bulacağımı hayal edersem onları işleri bittikten sonra yerlerine koymaya daha meyilli olabilirim. Kendimi eşyalarıma kolayca erişirken görmek şimdiden beni mutlu ediyor. Bu pozitif resim, eşyalarımı yerlerine koymadığımda kendim hakkında kötü hissetmekten çok daha fazla işe yarayacak. Evet, pozitif resim üzerinde çalışacak ve bu alışkanlığımı değiştireceğim. Kendimi çok seviyorum.
Tıklamaya ve meselenin üzerinde çalışmaya devam edin. Her geçen gün daha iyi hissedeceksiniz. MUTLU MUNTAZAM GÜNLER!
Figen Genco, BA
EFT/Feng Shui/Organizasyon Danışmanı
www.lovethewayyoulive.com
E-mail Figen